Bu kitap “Mütareke Dönemi (İşgal, İhanet, Diriliş)” kitabımın mandacılar ve himayeciler konusunda devamı niteliğinde bir çalışmadır. Aynı zamanda olaylar, belgeler ve bazı değerlendirme ve alıntılarla birlikte mandacılık bakımından dönemin bir panoramasıdır.
1919 yılında Türkiye; birçok yerden işgale uğramış, ihanet ve iş birliği alıp başını gitmiştir. Bütün bunların yanı sıra halk, manda ve himaye propagandaları ile emperyalizme teslimiyete sürüklenmek istenilmiştir. Ancak işgallerle birlikte oyunu bozacak olan yerel direnişler başlamıştır. Türk milleti için ölümü göze alanlar öne çıkmışlar ve bir yandan düşmana, diğer yandan ihanetlere, zaaflara, gafletlere karşı mücadele vermişlerdir.
İşte, 1919’un o puslu havasında kurtuluşa gerçekten inanan Mustafa Kemal Paşa; İstanbul günlerinde kendini buna hazırlamış ve kurtuluşun önderi olarak kabul görmekle Anadolu’ya geçip mücadeleye karar vermiştir. Hatta her ihtimale karşı bir de B plânı hazırlamıştır. Bazı İttihatçılarla aranın açılmasına sebep olan B plânını “Mütareke Dönemi (İşgal, İhanet, Diriliş)” kitabımda açıkladım.
Mustafa Kemal Paşa, Müslümanları yatıştırmak ve silahları toplamak için Samsun’a gönderilmiştir ama o bu görevin tam aksi şekilde Amasya’da bir grup arkadaşıyla kararlar alarak kurtuluş mücadelesine yönelmiştir. Millî Mücadelecilerin bağımsızlık amaçları karşısında umutsuz ve teslimiyetçi Amerikan mandacıları, Sivas Kongresi’ne doğru manda baskısını artırıp Mustafa Kemal Paşa’ya mektuplar göndermişlerdir. Kongrede ABD mandasını savunup övmüşlerdir.
25 Ağustos 1919 gecesi Erzurum’da Mustafa Kemal Paşa, Mazhar Müfit’e manda isteyenler hakkında şunları söylemiştir:
“Ahmaklar, memleketi Amerikan mandasına, İngiliz himayesine terk etmekle kurtulacak sanıyorlar. Kendi rahatlarını sağlamak için bütün bir vatanı ve tarih boyunca devam edip gelen Türk bağımsızlığını feda ediyorlar!”
Atatürk önderliğinde kurtuluş için ölümü göze alarak öne atılan kahramanlar sayesinde mandacılar ve emperyalistler amaçlarına ulaşamamışlardır! Yerel direnişler Millî Mücadele’ye dönüştürülüp birlikte savaşılmıştır. Bir yandan düşmana, diğer yandan ihanetlere, zaaflara, gafletlere karşı destansı bir mücadele verilmiştir.
Sonuçta “Ya bağımsızlık ya ölüm!” diyenler kazanmıştır!