Herkesin gördüğü bir yüz, kimsenin duymadığı bir çığlık...
Bu kitap; bir ruhun sadece küllerinden doğuşu değil, o küllerin arasından kelimelerle kendine yeni bir gökyüzü inşa edişidir. Dokuz yaşında kâğıtla buluşan ancak yıllarca bir sır gibi saklanıp imha edilen binlerce sayfanın; on beşinden yirmi üçüne kadar süren o derin sessizliğin ve nihayet 2007 yılında bir blog sayfasının kuytusunda bulunan o gizli sığınağın, sabırla demlenmiş meyvesidir.
Yıldız Soylu, yaşanan fırtınaları ve derin sancıları şifreli bir dille kâğıda dökerken; okuru sadece biranıya değil, “Anlaşılanın Dışında” kalan o tekinsiz ve gerçek hakikate davet ediyor. Bu, sadece bir yaşam öyküsü değil; sarsılmaz bir imanın, her şeye rağmen ayakta kalan bir karakterin ve sessizce kazanılmış en büyük zaferin, kelimelerle örülmüş ilk yankısıdır.
Zamanın silemediği, ateşin yok edemediği o ses şimdi sizinle konuşuyor.
“Beni en iyi yokluğum anlatır!”Yıldız Soylu