Aynaya baktığımda iyi ki diyorum. İyi ki Cumhuriyet kızıyım.
Çocukluğumda uçuracak balonum olmasa da; ömrüm bir dava için yaşandı. Cumhuriyet’ten daha güzel bir kelimeye, daha güçlü bir alışkanlığa rastlamadım. Zira güzellik fiziki bir hâl değildir; hakikati aramaktan vazgeçmemektir.
İnsan en çok kendine uzak düştüğünde kaybolur. En çok kendini unuttuğunda dile gelmemiş bir yalnızlıkla sınanır. Soğuk bir nefesle dokunur evindeki eşyalara. Ben bu dünyaya yalnızca bedenimle değil, hikâyemle geldim. Ölüm günlerinin üzerini örttüm. Korkunun üzerini çizdim. Kalbimi büyüttüm.
Atatürk’ü sevmek, gün yüzüne çıkan en açık hakikatimdir. Benim kutsalım Cumhuriyet kızı olmaktır. Şu kitaplar en büyük zenginliğim. Cehalet büyük bunu biliyorum, isteyen yalan desin.
Yazdım; içimde çöp olarak kalan duygular temizlensin diye.
Sığınacağım bir geçmişim varsa, çocukluğumu bıraktığım köyde, o ahşap evdedir…