"Hiç kendinle tanıştın mı? Yoksa ömrünü, başkalarının senin için çizdiği o kalabalık rüyayı görerek mi harcıyorsun?"
İnsan sosyal bir canlıdır; binlerce yüzle tanışır, dostluklar kurar ve kelimelerin gücüyle köprüler inşa eder. Lakin hazindir ki; ömrü boyunca binlerce kişiyle konuşurken en çok ihmal ettiği kişi yine kendisidir. Bir başkasının hatasını görmek kolaydır; oysa gerçek farkındalık, insanın kendi karşısına birayna alıp o yansımayla dürüstçe konuşabildiği an başlar.
Bu kitap; cehaletin kutsandığı o gürültülü meydanlardan ve seni her an yetersiz hissettiren o pırıltılı ekranlardan sıyrılıp, kendi asıl değerine, yani şuuruna yapılan sarsıcı bir yolculuktur.
Bu notlar; paranın satın alamadığı o sarsılmaz haysiyete, okyanusa karışmadan önceki o son berrak damlaya ve içindeki o dilsiz bilgeye yazıldı. Eğer elindeki bu kitaba dokunuyorsan bil ki evren, senin aracılığınla kendine bakmak istiyor.