Dağların arasındaki küçük bir köyde, daha on iki
yaşındayken penceresinin önünde sessizce ağlayan
bir kız çocuğu vardı... Ayşa...
Dünyayı puslu gören gözleriyle, insanların görmezden
geldiği aciları çok net görüyordu.
Annesini küçük yaşta kaybetti. Üvey annesinin
sevgisizliğiyle büyüdü. Çocukluğunu yaşayamadı.
Bir yarım çuval buğday karşılığında, babası
yaşındaki bir adama verildi. Henüz oyuncaklarla
oynaması gereken yaşta, hayat onu bir
kadın olmaya zorladı.
Ama bazı insanlar kırılmaz...
Bazı insanlar ne kadar ezilirse ezilsin, içlerinde
sönmeyen bir ışık taşır.