Modern dünya, insanlığın bilgi üretme kapasitesini tarihte eşi görülmemiş ölçüde artırmış; buna karşılık insanın kendisine, hakikateve varlığa dair temel soruları giderek daha belirsiz hâle gelmiştir. Bilim ilerlemiş, teknik imkânlar gelişmiş fakat insanın anlamla,değerle ve kendi iç bütünlüğüyle kurduğu ilişki giderek aşınmıştır. Günümüzde yaşanan bireysel ve toplumsal krizler yalnızcaekonomik ya da siyasi sorunlardan değil, insanın bilgiyle ve hakikatle kurduğu ilişkinin parçalanmasından; kendi sınırlarını ve anlamzeminini giderek kaybetmesinden kaynaklanmaktadır.
Epistemolojik Hakikatler
, insanın bilme biçimlerini, aklın sınırlarını, hakikatin mahiyetini ve insan tecrübesinin katmanlarını yeniden vederinlikli düşünmeye çalışan felsefi bir çalışma. Duyusal deneyimden kavramsal düşünceye, bilimden metafiziğe, vicdandanmedeniyet fikrine uzanan geniş bir çerçevede; insanın kendisini, bilgiyi ve varlıkla kurduğu ilişkiyi hangi imkânlar ve hangi sınırlariçinde kavrayabileceği sorusu ele alınmaktadır. Modern bilimin sunduğu imkânlarla metafizik düşüncenin kadim sorularını aynıdüşünsel zeminde buluşturmaya çalışan bu eser, insanı yalnızca bilen bir özne olarak değil, anlam arayan ontik bir varlık olarakyeniden değerlendirmektedir.