logo

Bir Kıssa Bin Hisse 2. Cilt Doğu’nun En Güzel Hikâyeleri

Ürün Kodu: 9786258825046
Yazar: Avfî
₺360,00

Bugüne kadar böyle güzel hikâyeler okumadınız…

On üçüncü yüzyıl klasik Fars edebiyatının en önemli şaheserlerinden biri olan Cevâmiü’l-hikâyât, Avfî tarafından özenle seçilmiş anlatıların bir araya getirildiği bir hikâyeler mecmuasıdır. Osmanlı Devleti zamanında sadece seçili bir kısmı tercüme edilen, günümüz Türkçesine çevrilmeyen ve doğal olarak bugünün okurları tarafından pek de bilinmeyen bu eser, VakıfBank Kültür Yayınları tarafından Türkçeye Bir Kıssa Bin Hisse – Doğu’nun En Güzel Hikâyeleri adıyla kazandırılıyor. Elinizdeki bu eser, serinin ikinci cildi. Yazar bu ciltte kötü huyları konu edinmekte; haset, hırs, açgözlülük, yalan, cehalet ve sözünde durmama gibi birey ve toplum hayatını olumsuz etkileyen davranışları ele almaktadır. Bu huyların tanımı, Kur’ân, hadis ve klasik ahlak kitaplarına referansla yapılırken; her biri, ibret verici ve çoğu zaman mizahi nitelikler taşıyan anlatılarla örneklendiriliyor. Avfî, kötü huyları sadece tasvir etmekle kalmıyor aynı zamanda bunlardan kurtuluş yollarını ve faziletli davranışlara ulaşmanın imkânlarını da gösteriyor. Hikâyelerinde birey ile kusuru arasında ayrım yaparak yargılayıcı değil öğretici bir yaklaşım benimseyen yazar, çoğu zaman hikâyelerin sonunda kıssadan hisse misali o hikâyeden alınması gereken dersi ve faydayı açık bir şekilde belirtiyor. Bu satırlarda anlatılan insan manzaraları, değişen zamanlara rağmen insan tabiatının özünde aynı kaldığını yeniden düşündürecektir.

Yazar Hakkında:

Avfî

XII. yüzyılın ikinci yarısı ila XIII. yüzyılın ilk çeyreği arasında yaşadığı bilinen âlim, vaiz ve şair Avfî, Buhara’da doğmuştur. İlim tahsilini Buhara’da hüküm süren bir ulemâ ailesi olan Burhanoğullarından Ömer b. Mesud b. Ahmed gibi büyük din âlimlerinin yanında alan Avfî, daha sonra doğduğu yerden ayrılarak Semerkant’a gider. Burada Sultan Tamgaç Han’ın sarayına girer. Yeteneği ve zekâsı sayesinde çok geçmeden şehzade Kılıcarslan Hakan Nusretüddin’e tanıtılır ve divan-ı inşa makamının sorumluluğunu üstlenir. Daha sonra bu görevinden ayrılan Avfî, Horasan ve Hindistan’ın birçok şehrini gezer. Yolculuklarında önemli âlim ve şeyhlerle tanışır. Moğol saldırısının baş göstermesi üzerine Sistan’a giden Avfî, Nâsırüddin Kabâce’nin sarayına girer. Avfî, yolculukları sırasında edindiği tecrübe ve notları ile Lübâbü’l-elbâb adlı eserini hazırlar ve eseri Kabâce’nin vezirine ithaf eder. Delhi sultanı İltutmış’ın Kabâce’yi yenmesi üzerine Delhi’ye getirilen Avfî, Cevâmi‘u’l-hikâyât’ı burada tamamlamış ve eserini Delhi sultanının vezirine ithaf etmiştir (1228). Avfî’nin ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1232 yılına kadar yaşadığı tahmin edilmektedir. 

Son görüntülenen ürünler

Whatsapp Destek Hattı