logo

Bizans’ın Balığı Osmanlı’nın Kedisi

Ürün Kodu: 9786259218717
Yazar: Mahir KANIK
₺360,00

İstanbul, kaderi suyla şekillenen bir şehirdir.

Dünyaya denizle bağlanan bu şehir, açlığın ve kıtlığın kol gezdiği çağlardan bu yana, denizin cömertçe sunduğu leziz balıklarla sakinlerini yaşatabilmiştir.

Balık, burada besin olmanın ötesine geçmiş bir değerdir. Sikkelerde, kutsal metinlerde ve günlük hayatta kendine yer bulmuş, şehrin ekonomisiyle ve kültürüyle sarsılmaz bağlar kurmuştur.

Roma İmparatoru Konstantin’in bu şehri başkent seçmesinde, kalabalık nüfusu doyurabilecek bu doğal zenginliğin payı olduğu düşünülür.

Bu kadim şehirde yüzyıllar boyunca balık etrafında şekillenen bir düzen kuruldu. Deniz, insanları buraya çekti. Bir liman şehri olan İstanbul’a ticaret için gelen denizciler, uzun yolculuklarında farelerin yarattığı tahribata karşı gemilerinde bulundurdukları kedileri İstanbul limanlarına taşıdı.

Kedilerin, balığı bol olduğu için bu şehirde kalmayı seçtikleri hep söylenir.

Türklerle birlikte İstanbul’da kedilerin altın çağı başladı.

Köpeğe kulübe, ineğe ahır, tavuğa kümes yapıldı ama tabiatı gereği hür olan kedilere bir mekân yapılmadı. Kediler, şehrin diledikleri yerinde barınabiliyor, konaklara ve camilere serbestçe girip çıkabiliyorlardı. Şehrin bir başka üyesi olan köpekler için ise bu ölçüde bir serbestiyet söz konusu değildi.

Tüm kapılar bu patili dostlarımıza açıktı. Derler ki Osmanlı İstanbul’unda her Türk’ün evine girip çıkan en az bir kedi bulunurdu.

Türk’ün şefkatli ellerinde korunup kollandılar.

Böylece İstanbul, dünyanın en büyük kedi şehrine dönüştü.

Bu kitap balık ve kedi etrafında kültürlenen İstanbul’un hafızasına odaklanmaktadır.

İstanbul balıkla puldur, kediyle tüydür. Bu yüzden kuyrukludur.

Son görüntülenen ürünler

Whatsapp Destek Hattı