Yirminci yüzyılın en tartışmalı, en çok konuşulan kamusal entelektüellerinden -akademisyen, yazar, kültür eleştirmeni ve kendini "muhalif feminist" olarak tanımlayan- Camille Paglia'nın kült başyapıtı Sexual Personae, ilk basımından tam otuz beş yıl sonra Cinsel Kimlikler adıyla Türkçede. Nefertiti’den Emily Dickinson'a, 700 sayfayı aşan bu devasa çalışma; sanatı, cinselliği ve Batı uygarlığının kökenlerini akademik feminizme, çağın hâkim düşünce kalıplarına ve rahat kabullere meydan okuyan bir cüretle yeniden ele alıyor.
Esasen bir doktora tezi olarak 1980'lerin başında tamamlanan ancak yıllarca yayımlanamayan Sexual Personae, nihayet 1990'da Yale University Press tarafından basılmıştı. Kitap aynı yıl National Book Critics Circle Ödülü'ne aday gösterilmiş, kısa sürede akademik çevrelerin dışına taşarak geniş bir okur kitlesine ulaşmıştı.
GÜNCELLİĞİNİ KORUYAN BİR PROVOKASYON
Toplumsal cinsiyet, kimlik ve temsil tartışmalarının bu denli merkezi olduğu bir dönemde Paglia'nın otuz beş yıl önce yazdığı satırlar hâlâ rahatsız edici derecede güncel. "Uygarlık, doğaya karşı çekilmiş bir savunma hattıdır." Camille Paglia'nın kitabı boyunca savunduğu bu tez, sanat tarihini bildiğimiz biçimiyle okumayı zorlaştırır.
Paglia'ya göre Batı sanatının merkezinde bir korku yer alır: Doğurgan, kayıtsız ve yok edici doğanın karşısında insanın duyduğu ilkel dehşet. Apolloncu form-heykelin keskin hattı, şiirin ölçüsü, portrenin sabitlenmiş bakışı bu dehşetle baş etme girişimidir. Ama bastırılan şey geri döner; Dionysosçu güç, sanatın en parlak yapıtlarında bile yüzeyin hemen altında beklemeye devam eder.
Bu tezi; Nefertiti'nin büstünden Botticelli'ye, Spenser'dan Blake'e, Baudelaire'den Wilde'a ve Dickinson'a uzanan olağanüstü geniş bir yelpazede sınar. Androjinlik, sadizm, pagan imgelerin Hıristiyanlık içinde hayatta kalışı: Alışkın olduğumuz eserler burada yeniden ve başka bir bakış açısıyla okunur.
Yayımlandığı günden bu yana tartışma yaratmayı sürdüren Cinsel Kimlikler, hiçbir zaman kolay bir kitap olmaya niyetlenmedi. Katılmadığınız yerlerde bile sizi düşünmeye zorlayan ender kitaplardan biri.
YAZARDAN
"Cinsellik güçtür. Kimlik güçtür. Batı kültüründe sömürüye dayanmayan hiçbir ilişki yoktur. Hayatta kalmak için herkes katil olmuştur."
YAZAR HAKKINDA
Camille Paglia (d. 2 Nisan 1947, Endicott, New York), Amerikalı akademisyen, yazar ve kültür eleştirmenidir. State University of New York, Binghamton'da İngilizce alanında lisans eğitimini (1968), Yale University'de dönemin önde gelen edebiyat eleştirmenlerinden Harold Bloom'un öğrencisi olarak yüksek lisans ve doktorasını İngiliz Edebiyatı alanında tamamlamıştır. Akademik kariyerine Bennington College (1972-80) ve Wesleyan University'de ders vererek başlamış, 1984'ten itibaren Philadelphia'daki University of the Arts'da devam etmiştir. Burada 1991'den itibaren, üniversite 2024'te kapanana dek beşeri bilimler ve medya çalışmaları profesörü olarak görev yapmıştır. Halen emeritus profesör unvanını taşımaktadır.
Paglia'yı asıl tanınır kılan, esasen doktora tezine dayanan ve 1980'lerin başında tamamlanmasına rağmen yıllarca yayımlanmayan ve nihayet 1990'da Yale University Press tarafından basılan Sexual Personae: Art and Decadence from Nefertiti to Emily Dickinson adlı kapsamlı çalışmasıdır (Cinsel Kimlikler: Nefertiti'den Emily Dickinson'a Sanat ve Çöküş). Kitap 1990'da National Book Critics Circle ödülüne aday gösterilmiştir. Paglia, akademik feminizme ve post-yapısalcılığa yönelttiği eleştirilerle 1990'ların en tartışmalı düşünürlerinden biri olarak öne çıkmış, 2005'te Foreign Policy/Prospect anketinde dünyanın en etkili 100 entelektüeli arasında gösterilmiştir. Diğer önemli eserleri arasında Sex, Art, and American Culture (1992), Vamps & Tramps (1994), Break, Blow, Burn (2005) ve Free Women, Free Men (2017) sayılabilir. Ayrıca Interview dergisinde yazarlık yapmış, Salon.com için siyasi köşe yazıları kaleme almıştır.