|
İyilik Biriktirmeye Hazır mısın?” Lunapark Sokağı; iğde ağaçlarının kokusu, parıldayan ışıkları ve manav Reyhan teyze’den bakkal Muhtar amca’ya kadar dünyanın en tatlı komşularıyla dolu bir yerdir. Ama kahramanımız Can için bu sokağı asıl özel kılan, dedesiyle çıktığı o unutulmaz yolculuk olur. Eski bir antikacı dükkânında seçilen ahşap bir kumbara, aslında göründüğünden çok daha fazlasını saklamaktadır. Dedesiyle el ele veren Can, bu ahşap kumbaranın sessizliğinde “iyiliğin dilini” öğreniyor. Para biriktirilen kumbaraların aksine, doldukça hafifleten, paylaştıkça çoğalan bir hazinenin; Gönül Kumbarasının kapılarını aralıyor. Dedenizin dizinin dibinde dinlediğiniz o en güzel masal kadar samimi, iğde ağacı kokusu kadar tanıdık bir hikâye… Sahi, senin “Gönül Kumbaranda” neler var? Çünkü herkesin bir gönül kumbarasına ihtiyacı var. |