Şridaman ve Nanda, birbirinden tamamen farklı kastlardan gelmelerine ve tüm farklılıklarına rağmen birbirine sıkı sıkıya bağlı iki dosttur. Şridaman, zarif, ince yapılı, Brahman soyundan gelen bir tüccar ailesinin evladıyken; Nanda, güçlü, iri yapılı bir demirci ve inek güden bir gençtir. Bu dostlar, güzeller güzeli Sita ile karşılaştıklarında hayatları bambaşka bir yöne savrulur. Şridaman ve Sita’nın evliliği, birtakım pişmanlıklara sebep olur. Yapılan seyahatler ve karmaşık ilişkiler, bu macerayı çok sarsıcı bir noktaya taşır.
Mann, Değişen Kafalar ile sadece bir aşk hikâyesini anlatmakla kalmaz, aynı zamanda insanların içyüzlerine dair çarpıcı bir keşfe çıkar. Hint efsanesinden beslenen bu roman, yazarın kendi zamanındaki toplumsal ve bireysel çelişkileri sorguladığı felsefi bir eser olarak öne çıkar. Gerçeklik ve hayal, aşk ve dostluk, zihin ve beden arasındaki sınırları sorgulayan bu eser, okuru bir yandan fantastik bir dünyaya çekerken, diğer yandan evrensel insan tecrübelerini barındırır.
Thomas Mann’ın 12. yüzyıldan kalma bir Hint efsanesine dayanarak yazdığı Değişen Kafalar, birçok evrensel temayı mitolojik bir çerçeve içinde sorgulayarak okurları şaşırtıcı bir maceraya davet ediyor.
Bize verilen şeyler az, verilmeyenler daha çoktur ve bunların bir gün elimize geçeceği ümidi bir rüyadan ibarettir.