"Düzgün yaşayacağına söz vermiştin!"
Bu bir isyan değil, bir yıkılışın ilk cümlesiydi!
Türkiye'den büyük umutlarla ve dini hassasiyetlerle Avrupa’ya göç eden bir genç... Karşılaştığı şey ise; anahtarını zorla alan, üzerine kapıyı kilitleyip gece hayatına akan ve onu evin içinde bir yabancıya dönüştüren bir eş.
*******************************
Adını cihan fatihlerinden alan bir adam, Belçika’nın soğuk bürokrasi koridorlarında dili bağlanmış, iradesi elinden alınmış bir çocuk gibi kala kalıyor. Türkiye’deki muhafazakâr ve saygın hayatını geride bırakıp sevdiği kadının peşinden giden Mehmet, kendini bir aşkın içinde değil, ince ince örülmüş bir esaretin tam ortasında buluyor.