Beşiğindeki bir bebek gibi sonsuzca kıymetlidir hayat. Kimi zaman bir kitap, bir sohbet, bir dinleti, bazen sarsıcı bir olay, beklenmedik bir tepki bireyi alıştığı sınırlardan, tutunduğu tekdüzelikten dışarı çıkarır. Yaşamsa tüm olanaklarıyla eğitir bireyi; bugünkü insanlık dünyadaki yaratımın son basamağı değildir çünkü. Gelişim, değişim, dönüşüm ve evrim devam eder. Yaşamımızdaki bir değişimse ancak doğamızda gerçekleştireceğimiz bir değişimden kaynaklanabilir. Cehalet çekilirken yerini bilgi ve bilgeliğe, keder çekilirken yerini neşe ve sevgiye, yetersizlik çekilirken yerini ahenk ve barışa vurgun bir cesarete bırakır o zaman. Bu değişimse yeni, yepyeni bir eğitimi gerektirir.
Hücrelerimizin bile bir hafızası olduğunu biliyoruz artık. Bedene dayanıklılık, duyguya sağlam bir denge, zihne geniş bir alırlık, sükûnetin içinden akıp gelen psişik yeti ve yaşamın nedeninin ve amacının keşfi olan spiritüel arayışımızda bedensel, vital, zihinsel, psişik, spiritüel ve zihinötesi eğitimin kapılarını açalım birlikte.