İnsan bazen hayatından gitmek ister.
Evinden, işinden, evliliğinden, yıllardır kendisine söylenenlerden... Hatta mümkünse kendisinden bile.
Serhat Harlı da bir gün bunu yaptı. Arkasında bıraktıklarına dönüp bakmadan çıktı kapıdan. Önünde yeni bir hayat, cebinde kendince haklı sebepler, kafasında ise her zamanki gibi cevaplar vardı. Ama hesaba katmadığı bir şey vardı:
İnsan, hayatını değiştirmek için ne kadar uzağa gidebilir?
Ve gittiği yerde kurduğu hayat,
gerçekten kendisine mi aittir?
Serhat'ın kendine has sesiyle; öfkenin mizaha, kaçışın yüzleşmeye, kesin bildiklerinin şüpheye dönüştüğü bir hikaye... Çünkü insan bazen en çok, hiç sormadığı soruların cevabında kendisiyle karşılaşır.