İslâm orduları Ceyhun'u aştığında karşılarında yalnızca şehir surları değil, farklı devletler, güçlü Türk hükümdarları ve asırlık gelenekler buldu. Mâverâünnehir'in fethi; savaşların, ittifakların, isyanların ve büyük dönüşümlerin iç içe geçtiği uzun bir mücadeleydi.
Emevîler bir yandan Buhara ve Semerkant gibi şehirleri hâkimiyetleri altına almaya çalışırken, diğer yandan Türgişler, Soğdlar ve yerel hükümdarların direnişiyle karşı karşıya kaldılar. Bölgede kurulan yeni düzen, vergi politikaları, iskân faaliyetleri ve dinî dönüşümlerle şekillendi. Ancak merkezi otoritenin zayıflaması, kabile mücadeleleri ve ardı arkası kesilmeyen isyanlar bu coğrafyada uzun yıllar boyunca siyasî ve toplumsal istikrarın sağlanmasını güçleştirdi.
Bu eser, Emevîlerin Mâverâünnehir'deki fetihlerini ve bölgenin İslâmlaşma sürecini, siyasî olayların ötesine geçerek bütün yönleriyle ele almaktadır. Türklerin İslâm dünyasıyla ilk büyük karşılaşmasını yaşadığı bu dönem, Orta Asya tarihinin en kritik dönüm noktalarından birine ışık tutmaktadır.