David’in durgun ve tekdüze yaşamı, ailesini trajik bir kazada kaybetmesiyle altüst olur. Kayıp, yalnızlık ve geçmişin gölgesinde yürürken, beklenmedik bir kararla Bulgaristan’dan Türkiye’ye uzanan bir yolculuğa çıkar.
Karanlık geçmişlerin, beklenmedik tanışmaların ve iç içe geçen sırların içinde, tesadüf gibi görünen her detay, onu geri dönüşü olmayan bir sarmala sürükler.
Hem aşkla hem de hayatın öteki yüzüyle tanışan David için bazı gerçekler sadece kapı kırmaz; kan da döker.
GİDEMEYİŞ, bir kaybın ardından başlayan içsel arayışın, gerilim ve merakla örülmüş bir polisiye hikâyeye dönüşümünü anlatıyor. Her adım, bir bilmece. Her bakış,bir ihtimal. Her suskunluk, bir ipucu.
“Gitmek kalmaktan zordu, kalmak gitmekten; bumerang gibiydi zihnim. Kalamazdım…”
“…sıkı sıkı sarıldım aileme, yanaklarından öptüm ve vedalaşarak ne zaman biteceğini kestiremediğim, hedefi belli olmayan bilinmezliğe doğru yola çıktım.”
“Gidemeyiş’in bütün kelimelerinin ardında bir ömürlük yankı var.” (N.D)
“Merakla okuduğum ve kısa sürede bitirdiğim nadir kitaplardan.” (E.T)
“Olay örgüsüne bayıldım ve bir yerden sonra kitabı elimden bırakamadım.” (A.Ç)