Bir rüya...
Bir selam...
Bütün hayatı değiştiren bir karşılaşma...
Arif Kemal, karşısındaki adamın söylediklerine inanmak istemez. Çünkü yıllar önce
aynı yöntemle kandırılmıştır. Fakat Veysel'in gözlerinin içine baktığı o anda, geceler önce rüyasında gördüğü kişinin tam da karşısında durduğunu fark eder.
Veysel'in anlattıkları, Arif Kemal'i insanlığın en büyük sırlarından biriyle yüzleştirir: Eğer her şey ilahî bir bilgiyle kuşatılmışsa insanın seçimi nerededir? Yaşadığımız her karşılaşma, her ayrılık, her acı ve her sevinç... Acaba çok daha önce, görünmeyen bir hakikat kitabında yerini almış olabilir mi?
Levh-i Mahfuz...
Orada yalnızca kaderler mi yazılıdır, yoksa birbirine dokunacak hayatların sessiz buluşmaları da mı?
İnsan neden bazı yüzleri ilk kez gördüğü hâlde yıllardır tanıyormuş gibi hisseder?
Rüyalar gerçekten yalnızca zihnin ürünü müdür, yoksa bazen görünmeyen âlemden gelen sessiz işaretler taşıyabilir mi?
Tek Kanatlı Melekler, okurunu kader ile irade, akıl ile sezgi, görünen dünya ile görünmeyen hakikat arasında unutulmaz bir yolculuğa davet ediyor.