Medeniyetler, geride bıraktıkları izlerle konuşurlar. İslam medeniyetinin on dört asırlık serüveni, sadece kütüphane raflarındaki yazma eserlerde değil, aynı zamanda çölün kalbindeki kayalarda, “sessiz birer arşiv” gibi keşfedilmeyi beklemektedir. Elinizdeki bu eser, son yıllarda İslam arkeolojisinin en heyecan verici alanlarından biri olan kaya yazılarını mercek altına alıyor. Suudi Arabistan’ın Hismâ bölgesinde, Dımaşk ile Hicaz arasındaki kadim yollarda bırakılan bu kitabeler; Emevi döneminin sosyal dokusunu, inanç dünyasını ve henüz tam anlamıyla gün yüzüne çıkmamış tarihsel gerçeklerini bizlere sunuyor. “Ferigü’s-Sahrâ” ekibinin titiz saha çalışmalarıyla derlenen bu metinler, yalnızca birer epigrafi örneği değil; tarihin satır aralarında kalmış mevâlîden Arap asilzâdelerine kadar pek çok şahsiyetin bizzat kendi elleriyle kazıdığı “birinci elden” belgelerdir. İslam arkeolojisinin genç ama potansiyel dolu dünyasına bir kapı aralayan bu çalışma, erken dönem İslam tarihine dair yerleşik kabulleri yeniden gözden geçirmeye davet ediyor. Geçmişin taşlara kazınmış duasını, neseplerini ve hatıralarını bugünün okuruyla buluşturan Hismâ Yazıları, hem akademik literatürdeki büyük bir boşluğu dolduruyor hem de yeni araştırmacılar için pusula niteliği taşıyor.