Bir hayalet düşünün: korku kariyerinde adını duyurmuş, saygıdeğer ve kendinden emin. Şimdi o hayalet, beyaz sabun kokusuna bulanmış hâlde bir çamaşır ipinde sallanıyor ve bundan hiç memnun değil. İskelet Zeytin’in fazlaca titiz çamaşır seansı, lüks düşkünü Kontes’in yol açtığı bir kazayla birleşince, bizim öfkeli Hayalet buruşuk bir çarşafa dönüşüverir. Ve tam da o sırada, çaldıkları mücevherlere çuval arayan iki hırsız, ipteki bu “eski püskü bez parçasını” yanlarına alıverir.
Hayalet kaçırılmıştır! Onu geri getirmek için İskelet Zeytin, meraklı çocuk Bünyamin ve yalnızca “Cik!” diyerek konuşan bilge fare Filozof, koku peşinde şehri arşınlar. Kılık değiştirmeler, kafataslarıyla dolu bir mezar odası, konuşan bir masa örtüsü ve “HAPÇABUMÜSOV” adlı gizli bir operasyon derken, olaylar hiç beklenmedik biçimde birbirine dolanır.
Sıradan bir ev, sıradan bir gün...
İskelet Zeytin’in titiz çamaşır yıkama seansı, lüks tutkunu Kontes’in arabasıyla yaptığı felaket bir kazayla birleşince, saygıdeğer Hayalet kendini bir anda buruşuk ve sirke kokan eski bir çarşaf gibi çamaşır ipinde asılı bulur. Ama macera daha yeni başlamaktadır!
Ökçe Caddesi’nin hırsızları, mücevherlerini dolduracakları bir çuval ararken gözlerini çamaşır ipindeki bizim zavallı Hayalet’e dikerler. Ve olan olur: Hayalet kaçırılır!
İskelet Zeytin, Filozof ve Bünyamin, dostlarını kurtarmak için harekete geçer. Ortaya da komik, sürprizlerle dolu ve mis kokulu bir kurtarma operasyonu çıkar!