Bu kitap, bir siyasi tarafın savunusu değil; yarım asırlık bir geleneğin kendi ilkeleriyle yüzleşme çabasıdır.
Millî Görüş, "önce ahlâk ve maneviyat" iddiasıyla doğmuş; ancak zamanla değişen siyasal tercihler içinde ciddi bir imtihanla karşı karşıya kalmıştır. Bu çalışma, söz konusu imtihanın mahiyetini anlamaya yöneliktir.
Buradaki değerlendirmeler; Millî Görüş'ün dününe nostaljik bir övgü, bugününe toptancı bir reddiye ya da yarınına kesin hükümler koyma iddiası taşımamaktadır. Bu çalışma bir polemik değil; ilke merkezli bir sorgulamadır. Şu ise açıktır:
Bir dava, ancak sorgulanabildiği ölçüde diri kalır.
Bu kitap, sadakatin ancak hakikate bağlılıkla anlam kazandığı bir zeminde okunmalıdır.
Eğer bu çalışma, okuru hazır cevaplara değil, daha sahici sorulara sevk ediyorsa; amacına ulaşmış sayılacaktır.