“Beklerken, ölüm gelmeden önceki o garip, askıda kalan zamanı anlatır.
Kalanlar ise ölümden sonraki zamanı…
Belki de bu yüzden iki oyun birlikte okunduğunda şu soru daha da belirginleşir: Bir insan gerçekten ne zaman gider? Geride bıraktıkları mı daha uzun yaşar, yoksa onu hatırlama biçimlerimiz mi?
Beklerken ve Kalanlar hayatın ölüm karşısında devam eden döngüsünü hem içerik hem yapıda tam bir bütünleşmeyle işler.”