Tanıtım Yazısı
Kalbin kendine özgü bir dili vardır; ne tam kelimelere sığar ne de bütünüyle sessizlikte kaybolur. İnsan, bazen bir bakışta, bazen bir susuşta, bazen de hiç bitmeyecek sandığı bir acıda kalbinin sesini duyar. İşte o ses, “kalp duygusu”dur.
Kalp duygusu, insanın hem kendisiyle hem de Rabbiyle kurduğu en sahici bağdır. Aklın hesap edemediği, mantığın ölçemediği yerde devreye giren bir sezgi, bir iç titreyiştir. Bazen bir şiirde, bazen bir sözde, bazen de bir hikâyenin en kırılgan noktasında ortaya çıkar.
Bu duygu; bir annenin duasında, bir dostun omzunda, bir âşığın bakışında, bir yetimin gözyaşında saklıdır. Söze dökülmediğinde bile insanı yaşatan, ayakta tutan, yön veren şeydir. Kalbin derinliğinde saklanan bu sır, aslında bütün hayatın özünü taşır.
“Kalp Duygusu”, insana unuttuğu yanını hatırlatır: İnsanın kalple var olduğunu, kalple sevdiğini, kalple bağışladığını, kalple sustuğunu ve bütün duyguların toplamının bir arada olduğunu gösterir.
Unutma! Elindeki kitap senin duyguların,
Adına Kalp Duygusu dediğin…