|
KAYBOLMAK Bazen insanın gidecek bir yeri olmaz. Elinden bir şey gelmez; sonucu ne olursa olsun yapmak istediği şeyi ister durur. Bazen insan kaybolmak ister; boş sokaklarda, adı unutulmuş caddelerde kaybolmak. İstediklerini artık istememeye başlar. Arzular bile yorgun düşer, insan, kendinden bile kaçmak ister. Bazen eline aldığı bir kitapta kaybolmak ister, bazen konuştuğu kişinin gözlerinde. Kelimeler susar, bakışlar konuşur. Bazen insan sadece kaybolmak ister. Eğer kaybolmak istiyorsan, çok bir şey yapmazsın: Yürürsün, bakarsın, susarsın. Çünkü kaybolmak gayet ucuzdur, gayet basittir. İnsanları o bitmeyen dünya telaşından, gereksiz gürültüden, yapay acelelerden uzaklaştırır; insana kısa bir soluk aldırır. |
Kaybolmak işin kolay yanıdır, basit olan, gözlerini hayattan kaçırmaktır. Her şeyi geride bırakıp gitmek, yüzleşmekten daha kolaydır. Oysa asıl zor olan kalabilmektir. Acıya, eksikliğe, cevapsız sorulara rağmen durabilmek. Cesaret, her zaman bağırarak gelmez; bazen sessizce oturup beklemektir.