Kibir, yalnızca açık bir üstünlük gösterisi olarak değil; bilgiye, deneyime, güzelliğe ya da konuma duyulan güvenin içinde de belirebilir. Samet Gençalioğlu, gündelik yaşamdaki gözlemlerinden hareketle bu duygunun kolayca gözden kaçan biçimlerini ele alıyor. Kısa düşünceler etrafında kurulan kitap, okurun kendi davranışlarını ve başkalarıyla ilişkisini değerlendirmesine alan açıyor. Kibir, insanın kendisi hakkında kurduğu yargıları sorgulamasını ve çoğu zaman başkalarında gördüğü bir özelliğin kendi hayatındaki izlerini fark etmesini amaçlıyor.