Katalan edebiyatının geç keşfedilen parlak yıldızı…
— Colm Tóibín
Roig’in eserlerinin keskin gücü, kişisel ve toplumsal acıları da güzellikleri de olduğu gibi aktarabilmesinden geliyor.
Montserrat Roig’in başarısı, Franco sonrası dönemle yüzleşmek zorunda kalan genç kuşakların duygularını dile getirme gücünde yatıyor. Mücadele eden ama geleceğe kuşkuyla bakan, kimliğinin peşindeki bir kuşağın hayal kırıklığını büyük bir incelikle yakalıyor.
— Financial Times
“Kiraz mevsimini arzulayan onun bir gün geleceğine inanmak zorundadır”
Natàlia, on iki yıl sonra Barselona’ya döndüğünde geride bıraktığı hiçbir şeyin gerçekten geçmişte kalmadığını anlar. Sessizlikle örülmüş evler, inkârla sürdürülen hayatlar ve gitmek zorunda kalanların gölgesi hâlâ oradadır. Franco rejiminin son yıllarında ülke değişimin eşiğindedir; ama insanlar yorgun, kırgın ve suskundur.
Natàlia’nın dönüşü hem hafızayla ve ülkesiyle hem de bir kadın olarak kendi hayatıyla hesaplaşmasıdır aslında.
Katalan edebiyatının en önemli romanlarından biri kabul edilen Kiraz Mevsimi ile kadınları kuşatan sınırları, aile içindeki güç dengelerini ve özgürlüğün bedelini çarpıcı bir duyarlılıkla işleyen Montserrat Roig, bir ailenin hikâyesi üzerinden bir toplumun vicdanını görünür kılıyor.1970’lerin ortasında Katalanca yayımlanan roman, yalnızca anlattığı hikâyeyle değil, yazıldığı dilin kendisiyle de bir direniş metni olarak kabul edilir.
Kiraz Mevsimi, hikâyesiyle olduğu kadar diliyle de bir direniş metni; geçmişin acılarına ve sessiz tanıklarına bir saygı duruşu.