"Milletin haysiyeti, şerefi, hürriyeti ve istiklali gerçek-ten tehlikeye düşmüştür. Yunan gavurundan kurtulmak için gerekirse Bilecik'in bütün fertleri ölmeyi göze alması lazımdır...
Müftünüz olarak diyorum ki, alçak Yunan'ın zulüm ve vahşetine katlanmaktansa seve seve ölelim. Şehit olalım. Cennete gidelim. Ama önce düşmanı ata yadigârı yurttan kovalım. Bir veberaber olalım. Bir araya gelip teşkilat kuralım. Gazamız mübarek olsun. Allah bizimle beraberdir.”
İnsansanız seversiniz.
Varlığınızı onurlandıran en önemli kavram odur.
Kutsallarınızı seversiniz, vatanınızı seversiniz, ailenizi seversiniz... Bedeli neyse de ödersiniz, bunları korumak gerektiğinde. Bedeli zamandır, mal mülktür, kan candır... Bilirsiniz.
İlimiz tarihten bugüne;
Bitinya'dan Romalılara, Bizans'tan Abbasilerden Selçuklu’ya, Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne,
Ertuğrul, Osman, Orhan Gazilerin yiğitlerinden Mustafa Kemal'in neferlerine,
Şeyh Edebali'den Mehmet Nuri Efendi'ye...
Fedakâr, cesur, vatansever, vefakâr insanların mekânı olmuştur.
Çalışkan, üretken insanların memleketi olmuştur.
Son zor dönemi Kurtuluş Savaşı dönemidir. Bu dö-nemde tarihi yapılar, ata mezarları, camiler kirli ayakların saldırısına uğramış, ipek - kadife merkezleri yakılmış, Bilecik, savaşın en kanlı ve vahşi sahnelerinin yaşandığı şehirlerimizden biri olmuştur.
"Bilecik'in Milli Mücadele'deki lideri Mehmet Nuri Efendi" ve Bilecik halkı da bu direnişe katılmış, vatan sevgilerinin bedelini fedakârca ödemişlerdir.