Sa Bahattin, Kırk Beş’te insanın varoluşuna, kimliğine, özgürlük arayışına ve anlamla kurduğu çetrefilli ilişkiye odaklanıyor. Aile içi baskıdan toplumsal dışlanmaya, aşktan yalnızlığa, kişisel kırılmalardan kolektif felaketlere uzanan anlatılar; insanı hem kendi hayatının öznesi hem de öngörülemeyen bir düzenin parçası olarak ele alıyor.
Zamanın farklı noktalarında açılan öyküler, kimi zaman gündelik hayatın içinden geçerek insanın kırılganlığını görünür kılıyor, kimi zaman gerçekliğin sınırlarını zorlayarak okuru alışıldık düşünme biçimlerinin dışına çıkarıyor. Bilim, felsefe ve kişisel deneyimin kesiştiği bu anlatı dünyasında hiçbir hayat bütünüyle tek başına, hiçbir son da yalnızca bir son olarak kalmıyor.
Kırk Beş, insanı biçimlendiren koşulları, benliğin sınırlarını ve yaşamın beklenmedik dönüşlerini sorgulayan; her hikâyede dünyaya başka bir açıdan bakmayı öneren bir öykü kitabı.