Dostluk üstüne neden bunca yıldır uğraştığımı ve
bu konuda yazmaya çalıştığımı belki de şu
gerekçelerle bir ölçüde açıklayabilirim:
*Dostluğa ve dostlarıma çok değer verdiğim ve
onları sevdiğim ve “onlarsız olmaza” içten
inandığım için.
*Çok yakın dostlarımın bazılarının artık bu
dünyadan göçmüş olmaları nedeniyle, onlarla
ancak bu yolla söyleşebileceğim için.
*Dünya’yı ve hala hayatı değiştirmeye
heveslenmiş bir kuşak mensubu olarak bu
alandaki başarısızlığımıza (en azından şimdilik)
karşı; dostluklarımızı pekiştirerek ve yenilerini
edinerek ve bir nebze kül serpebilmek, biraz
merhem sürebilmek için.
*Günümüzün şu zalim, çekilmez dünya
koşullarında, bir aralık yakalama, nefes alabilme,
anlam yakalayabilme; şeyleşmeye,
yabancılaşmaya, gösteri nesnesi olmaya, kin,
nefret, korku vb. duygulara karşı bir direnme
noktası bulabilmek için.
*Dostluğun, özgür, bağımsız, ilkeli, dayanışmacı,
eşitlikçi, sahici ve tenhayı tercih eden bireylerin işi
olduğu için.
- Selahattin Yıldırım