|
BU KİTAPTA HERKES KUKLAYDI FAKAT ARAMIZDA KALSIN, HERKES KENDİNİ KUKLA OYNATICISI SANMAKTAYDI. **** İnsanların başka bir canı gözünü kırpmadan dünyadan kopardığı ve bunun adına suikast dediği bir alemde, kiralık katillerin ve reşit olmayan stajyer mafyaların arasında doğan Ateş Dağlı, nam-ı diğer The Reaper nereye ait olduğunu tarihe yazdırmaya geliyor. Asabiyetin, meydan okumanın, kan davalarının ve şerefsizlerin namusunun yerini belirlediği Kurul’da, yazısız hukuka göre, “Kanın yerde kalmaması / Namusun temizlenmesi” en belirgin şarttır! Ateş Dağlı işlevselliğiyle tam olarak uyuşmayan bu yapının stratejik alanında, bir ölçüde karşıt ama işlevsel olarak bağlantılı -iki yönelimli bir sırla ilişkili- görünmektedir. Ahlaki dinamiklerini sağlamlaştıran Türk Devletinin koruduğu diğer taraftan Mafya yasalarıyla doğuştan korunduğu stratejik bir oluşumda, kelle koltukta ajanlığını yaparken kukla olmaya gönüllü bir kuklacıdır. |
Devletine başkaldıran bu oluşumun güvenini kazanmak için bir masumun kanına girmeli ve bu amaçta
|
onu harcamaktan çekinmemelidir. İkili arasında nitelenen aşk, başka bir ifadeyle belirsiz duygular kusursuz planında ayağına dolanmamalıdır! |
Bu hikâye iyilerin eğilimlerine hâkim olan kararsızlığı alt etmeli, belirsizliği yırtmalıdır