Son zamanlarda bilim ve teknolojinin gelişimine paralel olarak insanların ihtiyaçlarında ve ilgi alanlarında değişiklikler olmuştur. Özellikle genç nesil bu değişime hızlı bir şekilde ayak uydurmuş, hatta değişimi tetiklemiştir. Bu bağlamda bilgisayar, tablet, telefon vb. kitle iletişim araçları, gençlerin ellerinden düşmeyen nesneler haline gelmiş; anne, baba, dede ve nine gibi yaşları ve tecrübeleriyle toplumun temel yapı taşları mesabesinde olan aile bireyleriyle iletişim zayıflamış; böylece geçmişinden, inançlarından ve değerlerinden kopuk bir nesil yetişmeye başlamıştır. Bu toplumsal sorun ile baş etme noktasında çeşitli çözüm önerileri ortaya atılmıştır. Bu çözüm önerilerinden birisi de evrensel insanî ve ahlakî değerlerin insanlara uygun metotlarla yeniden aktarılıp benimsettirilmesi anlamına gelen değerler eğitimi modelidir. Bu bağlamda, insanların dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamak üzere Allah (c.c) tarafından gönderilen ve toplumda rol model olarak kabul edilen peygamberlerin hayatlarına bakıldığında; söz konusu değerleri muhatap toplumların geneline olmasa bile kendilerine inananlara öğretip başarılı bir şekilde kazandırdıkları ve bu anlamda iyi toplumlar inşa ettikleri görülür. Dolayısıyla onların hayatlarını konu edinen kıssalar da değerler eğitiminin araçlarından kabul edilebilir. Çünkü bu kıssalarda insanın bireysel ve toplumsal hayatını düzenleyen; iyiliği teşvik edip kötülükten sakındırma, toplum yararına iyiişler yapma, bütün canlı haklarını koruma, aidiyet bilinci kazandırma, affedici ve hoşgörülü olma, yumuşak huylu olma, adalet, doğruluk, yardımseverlik, sevgi, saygı, şefkat, merhamet, sabır, fedakârlık, kanaat, şükür, misafirperverlik, vefakârlık, cesaret, özgüven, tevazu, tevekkül gibi nice değerler hayat bulmaktadır.