"Annemin ölümü hayatımın en kötü ve en iyi meselesiydi.
Murat'ı var edendi. Murat'ı yok edendi. Beni ben yapandı.
Yine de bunun için şükredecek değilim."
Bir zamanlar herkesin tanıdığı bir oyuncu olan Murat, dağılan hayatının ardından yıllardır uzak durduğu kasabaya geri döner.
Onu bekleyen yalnızca yaşlanan babası değildir.
Annesinin ölümünden sonra geride kalan boşluk, yıllar boyunca anlatıla anlatıla hakikate dönüşmüş hikâyeler ve o hikâyelerin arasında sessizce duran insanlar vardır.
Murat geçmişi kurcaladıkça, hatırladıklarıyla kendisine anlatılanlar arasındaki çatlak büyümeye başlar.
Çünkü bazı kayıplar unutulmaz. Bazı sorular cevapsız kalmaz.
İnsan bazen, bütün ömrünü yanlış hikâyeye inanarak geçirir.
Kutsal Ben ve Zavallı Ruhlar yasın, sevginin, inancın ve benliğin karanlık kıyılarında dolaşan; psikolojik derinliği ve güçlü anlatımıyla okuru ilk sayfadan son sayfaya kadar peşinden sürükleyen bir roman.
"Bazı yalanlar kutsaldır. Fazla sorgulamamak, sadece inanmaya devam etmek gerekir."