Lacivert’in Kasım sayısı, “Bir porsiyon gösteri alabilir miyim?” başlığından hareketle yemeğin kültürel ve toplumsal boyutlarını ele alan kapsamlı bir dosyayla okurlarla buluşuyor.
Şef Ramazan Bingöl ile gerçekleştirilen “Toplum istediği için gastronomi şova dönüştü” başlıklı röportajda, sofranın aile bağlarını güçlendiren işlevinden gastronominin neden şova dönüştüğüne, gidilen restoranlarda lezzet beklentisinin yerini “vitrin”in almasından sosyal medyanın restoran anlayışını değiştirmesine kadar pek çok konuyu konuşuyoruz. Diğer röportajda ise Prof. Dr. Murat Şimşek ile “Yemek kültürü kimliğimizi yansıtır” başlığı altında yemeğin kimliğimizdeki yerini, helal ve temiz beslenmenin önemini, gelecekte karşılaşabileceğimiz gıda sorunlarını ve gıda israfını ele alıyoruz.
Nimetleri doğru karşılamak
Dosyada Ekrem Demirli, “Türkçenin en güzel deyimi: Tanrı misafiri” başlığıyla “Tanrı misafiri” kavramı üzerinden insanın her misafiri Allah’ın bir ikramı olarak görmesini ve insanlara hizmet etmenin Allah’a yakınlaşmanın yollarından biri olduğunu anlatıyor. İbrahim Tenekeci, “Nimetleri doğru karşılamak” isimli yazısında nimete Allah’ın bir ikramı olduğu bilinciyle yaklaşmamız gerektiğinden bahsediyor. İsmail Güleç’in “Bana ne yediğini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” yazısı ise beslenme alışkanlıklarının ve temiz beslenmenin insanın kimliğini nasıl şekillendirdiğini ele alan bir yazı yazıyor.
İsmihan Şimşek, “Bir porsiyon gösteri alabilir miyim?” başlığıyla yemeğin zihnimizdeki anlamının değiştiğini, ne yediğimiz kadar onu nasıl sunduğumuzun ve hangi mekânda tükettiğimizin de önem kazandığını anlatıyor. Kübra Sultan Yüzüncüyıl, “Altıncı yok oluş çağında bereketi savunmak” yazısında bereket kavramının İslam düşüncesindeki yerini ele alıyor. Samet Şahin, “Beslenmede kahramanlar ve suçlular” isimli yazısında ideal beslenme alışkanlığının nasıl oluşturulacağını anlatıyor.
Hasan Mert Kaya, “İstanbul’un sofralarında bin yılların izleri” başlıklı yazısında İstanbul’un köklü ve çeşitli gastronomi mirasını ele alan bir yazı yazıyor. Nihan Abir ise “Edebiyatın geçmişe özlem duyulan sofraları üzerine” yazısında romanlardaki sofra ve yemek sahnelerini yeniden hatırlatıyor. Can Kayacılar, “Ninelerimizin biyoreaktörü” yazısında gelenek ve teknolojinin bir bütün olduğunu ele alıyor. Dosyanın diğer yazıları ise Ali Recep Nazlı’nın “Organik tarımın bugünü ve geleceği”, Sinan Yavuz’un “Gıdada bağımsızlık”, Ali Osman Kurt’un “Yahudilikte koşer” ve Betül Yeşil’in “Muktedir anneler üzerine” isimli yazıları oluyor.
Ahmet Özhan’ın Ses, Söz, Sevgili ve Saliha Erdim’in Hayat Bilgisi köşesiyle zenginleşen dergide, 3 Soru 3 Cevap bölümünde bu ay Müzisyen Dilara Tekin, “Tasavvuf musikisi sanatın ötesinde Allah’ı zikrin bir ifadesidir” diyerek sorularımızı yanıtlıyor.