Her şey köyden köye tayin edilen sınıf öğretmeni Mercedes Hanım’ın son tayiniyle başlıyor. Arkasından üç çocuğunu, eşini, bir köpeğini ve iki kanaryasını sürükleyen Mercedes Hanım’ın asıl yükü onlar değil sınıfların gürültüsü içinde kaybolan anneliğinin yarattığı pişmanlık oluyor.
Nankörler, 1970’ler İspanya’sının tozlu köy yollarında büyüyen David’in -ya da herkesin bildiği adıyla Curro’nun- çocukluktan yetişkinliğe uzanan hikâyesini anlatıyor. Annesinin mesafeli sevgisiyle şekillenen bu büyüme, evdeki görünmez boşluğu dolduran Emérita’yla bambaşka bir anlam kazanıyor. Bir çocuğun dünyayı keşfedişi, arkadaşlıklar, oyunlar ve hayaller; eksikliklerle, sessiz kırgınlıklarla ve söylenmeyen cümlelerle örülüyor.
Yaz tatillerine sığdırılan bir babalık, sürekli ertelenen bir annelik ve zamanla değişen bir çocuk… Curro büyüdükçe, sevgi de biçim değiştirirken minnettarlık, yerini karmaşık bir hesaplaşmaya bırakıyor.
Aile olmanın ne anlama geldiğini sorgulayan Nankörler, okuru hatırlamanın acıttığı ama unutmamanın da mümkün olmadığı bir büyüme hikâyesine ortak ediyor
Pedro Simón
Pedro Simón, İspanyol gazeteci ve yazardır. Uzun yıllardır El Mundo gazetesinde muhabirlik ve köşe yazarlığı yapan Simón, özellikle gün-delik hayatın içinden gelen insan hikâyelerine, görünmez kırılganlıklara ve sessiz dramalara odaklanan röportajlarıyla tanınır. Bu duyarlılık, edebî üretimine de doğrudan yansır. Büyük ilgi gören romanı Los ingra-tos, savaş sonrası İspanya’da bir çocuğun hafızası üzerinden sınıf, şefkat ve travma temalarını işlerken; Los incomprendidos ve Peligro de derrumbe gibi eserlerinde aile ilişkileri, yaşlılık, yalnızlık ve toplumsal çözülme gibi konuları sade ama derinlikli bir dille ele alır. Gazetecilikten beslenen gözlem gücü ve insana odaklanan anlatımıyla Pedro Simón, çağdaş İspanyol edebiyatında güçlü ve sahici bir ses olarak öne çıkar.
Nergis Gürcihan
Nergis Gürcihan, lisans eğitimini İspanyol Dili ve Edebiyatı alanında tamamladı. Uygulamalı İspanyolca ve Çevirmenlik bölümünde bir süre akademisyen olarak çalıştıktan sonra Arjantin’e giderek Buenos Aires Üniversitesi Sosyal Antropoloji Bölümü’nde yüksek lisans yaptı. 2011 yılından bu yana İspanyolcadan Türkçeye edebi çeviri alanında çalış-maktadır. Latin Amerika ve İspanyol edebiyatından roman, öykü ve çocuk edebiyatı türlerinde çok sayıda eseri Türkçeye kazandırmıştır. Çevirileri arasında Malinche (Laura Esquivel), Rüzgâra Karşı (Ángeles Caso), Gardiyan (Dolores Redondo), Confabulario (Juan José Arreola), Gözlerindeki Sır (Eduardo Sacheri), İdeal Defter ve Cadılar (Brenda Lo-zano), Comemadre (Roque Larraquy), Mutasyonlar (Jorge Comensal) ile Aşk mı Bağımlılık mı? (Walter Riso) bulunmaktadır.