|
Bu bir şiir kitabı değil. Bu, susarken büyüyen çığlıkların, gülerken saklanan kırıkların hikâyesi.
Bir kadın düşün… Kendini hep “onlar”ın içinde arayan, sevilmek için şekil değiştiren, anlaşılmak için susan.
Sonra bir gün fark eden: Kaybolduğu yer başkaları değil, kendisiydi.
Siyahın karanlığından, kırmızının öfkesinden geçip yeşilin huzuruna varan bir iç yolculuk.
Her satırında bir yüzleşme, her şiirde bir uyanış saklı.
Hoş geldin Begonya: Mesele onlar değil… Mesele sensin. |