|
Bir imparatorluk çökerken o imparatorluğun hanedanı ile beraber aristokrasisi de enkazın altında kalır. Geçmişteki şaşaalı günlerin aristokratları güçlerini kaybeder ve yeni rejimin sıradan vatandaşı olurlar; hatta çoğunun servetleri de ellerinden çıkar ve yaşadıkları parlak hayat nihayet bulur.
Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışının ardından böyle sıkıntılara uğrayan aristokratlar arasında Hazreti Muhammed’in soyundan geldiğine inanılan ve imparatorluğun son Mekke Emîri olan Şerif Ali Haydar Paşa ve ailesi de vardı…
|
Paşa’nın ud ve viyolonsel icracısı ve ressam olan oğlu Şerif Muhiddin Targan (1892-1967), İstanbul’un en üst seviyedeki entelektüel çevresinde yetişmiş, iki fakülte bitirmişti ve sanatla dolu bohem bir hayat sürüyordu ama şartlar bu hayata devam etmesine izin
|
vermedi. Sonraki senelerde maddi ve manevi büyük dertler yaşadı ve rahata yıllar sonra, ancak 1950’de, Türk Müziği’nin güçlü sesi Safiye Ayla ile evlendikten sonra kavuşabildi…
Çektiği büyük sıkıntılara rağmen hayatı boyunca musiki ve ud ile meşgul olacak, bu enstrümanın icra tekniğin temelinden değiştirecek, ud onun sayesinde “İslam musikisinin ilk ve tek konser sazı” olacak ve özellikle Arap dünyasındaki udîler, onun açtığı yoldan gideceklerdi…
Bu kitap, Şerif Muhiddin Targan’ın özel yazışmalarına dayanan hüzünlü hayat hikâyesidir. |