anne, merhaba!
sana ve acıyı büyütmekte ısrar eden
ömrümün tüm sahtekâr yaşlarına:
ben geldim, yoğrularak geldim,
kimsesiz kuşun kırık kanadından
Hâbil’in kafasında seken kanlı taştan
Adem’den Havva’dan o kurtlu yasak elmadan
tenimi pişiren güneşten geceyi saklayan aydan
evrenin en içinden, senin kudretli rahminden.
sürünerek geldim dünyaya, merhaba!