Felipe Rojas, bu kitapta, Roma döneminde Anadolu sakinlerinin kendilerinden önce bu bölgede yaşamış medeniyetlerin fiziksel izleriyle girdikleri etkileşimi ele alıyor. Rojas’ın bir araya getirdiği gerek malzemeye dayalı gerek yazılı kanıtlar ışığında, klasik dönem öncesi kalıntılara duyulan ilginin ve bu konulardaki bilginin ne kadar derin ve yaygın olduğunu görüyoruz.
Roma döneminde Anadolu’da yaşayan insanların geçmişin kalıntılarıyla kurdukları etkileşim birçoğu için hayatın önemli bir parçasıydı. Bu etkileşim, tunç ve demir çağına ait yazıtların çevirisinden tarihöncesi höyük ve arkaik heykellerin de aralarında bulunduğu anıt ve nesnelerin fiziksel manipülasyonuna kadar değişen niteliklerde olabiliyordu. Hatta zaman zaman antik eserlerin kopyalarının üretilmesi bile söz konusuydu.
Roma dönemi Akdeniz’inin arkeolojisi ve tarihine yeni bir bakış açısı getiren bu kitap, aynı zamanda hafıza arkeolojisi ve
antropolojisine yenilikçi bir katkı sağlıyor. Titiz saha araştırmalarına, zengin görsel malzemeye ve disiplinlerarası bir yaklaşıma dayanan çalışma, hem klasik arkeoloji hem de kültürel miras araştırmalarıyla ilgilenen okurlar için temel bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
Rojas, Anadolu topraklarının geçmişle diyalog kuran sakinlerini anlatırken, bizi hem arkeolojinin hem de insan hafızasının derinliklerine doğru benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor; okura geçmişle kurulan ilişkinin, kimliğin ve hatırlamanın öyküsünü anlatıyor.
Felipe Rojas, Brown Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde öğretim üyesidir.