İstanbul sularının fısıldadığı, ‘keşke’lerle dolu buruk bir ihtimaller yolculuğu.”
Yakası bağrı açık bir sandalcı, Boğaz’ın serin suları ve gerçekleşmeyen masum bir randevu... Aradan geçen on koca yıl ve tesadüflerin acımasız oyunu. Osman Cemal Kaygılı, eski İstanbul’un varoş hayatlarını ve arka mahallelerin sahici insanlarını, yüreğe dokunan bir dille anlatıyor. Bu “güzel roman yavrusu”, kaçırılan fırsatların ve zamanın değiştirdiği hayatların hüzünlü bir fotoğrafını çekiyor. Yazar, yıllar sonra karşılaştığı o sandalcının gözlerinde geçmişin hesabını soruyor.
Peki o sandalcı, on yıl önce sözünü tutsaydı kaderin rotası nereye çevrilirdi? Cevap, suların derinliğinde