Şarkılar farklı dillere geçtiğinde yalnızca “çevrilmiş” olmaz; çoğu zaman yeniden yazılır, yeniden düzenlenir, yeniden icra edilir ve yeni mecralarda yeniden dolaşıma girer. Elinizdeki kitap, Türkiye müzik tarihinden seçilmiş unutulmaz örnekler üzerinden, icraya yönelik şarkı çevirilerinin türlerini, stratejilerini ve işlevlerini tartışıyor. Yunanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve İsveççe kaynaklardan Türkçeye uzanan aktarım çizgileri; aranjman döneminden marşlara, türkü repertuvarından rock ve protest müziğe kadar geniş bir alanda, şarkı çevirisinin kültürel belleği ve repertuvarları nasıl şekillendirdiğini görünür kılıyor. Kaindl’ın çok modlu yaklaşımı, Lefevere’in yeniden yazma kavramı ve Franzon’un icraya yönelik tipolojisiyle örülen bu çalışma, çeviriyi yalnızca metinlerarası bir aktarım değil; müzik, icra, teknoloji ve endüstriyle iç içe geçmiş bir yeniden yaratım pratiği olarak ele alıyor.
Bu kitap aynı zamanda uzun yıllara yayılan bir akademik ve sanatsal yolculuğun ürünü. Şarkı çevirisi alanındaki ilk çalışmalarını Boğaziçi yıllarında başlayan yüksek lisans araştırmalarıyla şekillendiren Alaz Pesen, Türkiye’de şarkı çevirisi alanındaki öncü akademik çalışmalara imza attı; yüksek lisans ve doktora tezlerini bu alanda tamamladı, araştırma projeleri yürüttü ve doktora çalışmasıyla ödül aldı. Boğaziçi Üniversitesi’nde açılan ilk Şarkı Çevirisi dersini tasarlayıp yürüttükten sonra bu dersi farklı üniversitelerde sürdürdü; Türkiye’nin ilk ulusal şarkı çevirisi kongresini düzenledi ve bilim kurulu başkanlığını üstlendi. Müzisyen ve akademisyen Alaz Pesen’in ilk kitabı olma özelliğini taşıyan bu çalışma, aynı zamanda Türkiye’de şarkı çevirisi alanında yayınlanan ilk kapsamlı kitaplardan biri olarak, disiplinin geçmişine, bugününe ve geleceğine dair yeni bir tartışma alanı açmayı amaçlıyor.