İnsan, tarih boyunca yükseğe baktı.
Kimi Everest’te sınırlarını zorladı; gücü, iradeyi ve dayanmayı aradı kimi karanlıktan çkilip Hîra Mağarasının yolunu tuttu; Allah Resûlü’nün inzivaya durduğu yerde ses sustuğunda geriye ne kaldığını anlamaya çalıştı kimi Tur Dağı’nda yüzleşti; korkusuyla sorumluluğuyla emanetle karşı karşıya geldi. Ama tufan bittiğinde gemi bir zirveye değil Cudi Dağı’na oturdu. Çünkü her arayış yükselmek için değil, durmayı öğrenmek içindir. Insan bugün hâlâ ovada arıyor; ilişkiyi, parayı, yönü, huzuru… Sonra yoruluyor.
Aynı yamaç farklı hislerle karşısına çıkıyor : kontrol, korku, boşluk, gecikmişlik. Bunu bilmeden yoluna devam ediyorsan, seni yoran tırmanmak değil yanlış yerde aramak olabilir.
Bazı yollar çıkılarak, bazıları ise ancak durularak anlaşılır.