Sözün ve Sahnenin Ardında Kemal Bekir, Türk edebiyatının özgün ve üretken sanatçılarından Kemal Bekir’in hayatına, eserlerine ve sanat anlayışına bütünsel bir bakış sunuyor. Sanatçının biyografisi ile edebî üretimini ayrı alanlar olarak değil, birbirini besleyen ve anlamlandıran bir bütün şeklinde ele alan çalışma, Kemal Bekir’in tiyatrodan hikâyeye ve romana uzanan sanat serüvenini dönemin toplumsal, kültürel ve düşünsel atmosferi içerisinde değerlendiriyor.
Kemal Bekir’in eserlerinde insanı kuşatan yoksulluk, yalnızlık, çatışma, adaletsizlik ve toplumsal dönüşüm gibi meselelerin karakterler üzerinden nasıl biçimlendiği, sanatçının sahneye ve edebiyata yüklediği anlamla birlikte inceleniyor. Romanları, hikâyeleri ve oyunları üzerinden gerçekleştirilen çözümlemeler, Kemal Bekir’in yalnızca kendi dönemine tanıklık eden bir sanatçı olmadığını, insanın değişen dünyadaki varoluşunu, toplumsal ilişkilerini ve iç çatışmalarını sorgulayan kalıcı bir edebî çizgi oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Çalışma, bir sanatçının yaşamöyküsünü anlatmanın ötesinde, söz ile sahne, hayat ile sanat, birey ile toplum arasındaki ilişkiyi Kemal Bekir’in dünyasından hareketle yeniden düşünme çabasını taşıyor. Arşiv belgeleri, görsel malzemeler, tanıklıklar ve edebî eserlerden hareketle hazırlanan kitap, Kemal Bekir’in sanatını farklı yönleriyle görünür kılarken Türk tiyatrosu ve edebiyatı içindeki yerinin yeniden değerlendirilmesine de katkı sunmayı amaçlıyor.
Sözün ve Sahnenin Ardında Kemal Bekir, unutulmaya yüz tutmuş bir sanat hafızasını yeniden hatırlatma amacının yanında şu sorunun izini sürüyor: Bir sanatçıyı geride bıraktığı eserlerle birlikte değerlendirmeden, onun sözünün ve sahnesinin ardında bıraktığı insanı nasıl anlayabiliriz?
Bu doğrultuda kitap, Kemal Bekir’in dünyasını merkeze alarak onun sözünün, sahnesinin ve sanatının ardında bıraktığı izi yeniden duyma ve görme imkânı sunuyor.