“Günlük hayatın içinde bir vaha. Şimdi kendinize vakit ayırma zamanı.”
Kuzey Avrupa’nın ücra bir köşesinde, lüks bir spa otelinde her şey kusursuz
görünür: şifalı kürler, kişisel gelişim vaatleri ve ayrıcalıklı bir deneyim. Ancak
duvarların arasında tekinsiz bir şey dolanmaktadır. Koridorlara siyah bir sıvı
sızar, küf yayılır, insanlar ortadan kaybolur ve otelin sakinleri giderek
açıklanamaz olayların içine çekilir.
Tüketim kültürüne ve “wellness” endüstrisine sert bir eleştiride bulunan Spa,
mutluluk, arınma ve kendini gerçekleştirme mitlerinin ardındaki çürümeyi
grotesk beden imgeleri üzerinden mizahi bir dille anlatıyor.