Enver Hoca’nın Arnavutluk’u 1967’de başlayan “din
karşıtı” resmî faaliyetleri takiple 1976’da dünyanın
resmî olarak ilk ateist devleti oldu. Anayasa’nın
37. maddesi uyarınca devlet hiçbir dini tanımadığını
ve hiçbir ibadete izin vermediğini ilan etmişti.
Enver Hoca’nın bilimsel-materyalist ütopyasında
dinî bayramlar, devrimci kutlamalar ve Hoca ile
kahramanının etrafında gelişen bir şahıs kültüyle
ikame edilmişti. Hoca’nın –revizyonist hainlere
karşı– kahramanı Stalin’e duyduğu sarsılmaz
sadakat Arnavutluk’u hiper-stalinist bir laboratuvara
çevirmişti.
Tanrıtanımazlık Müzesi usta yazar Luan Starova’nın
1976’da Makedonya’dan bir kültür heyetiyle
Arnavutluk’a ziyaretinin, baba evine dönüşünün
kurgusal anlatısı…
Stalin’in 100. doğum gününde Tanrı’nın ölümü ve
bunun anayasal değişimle teyidi kutlanacaktır.
Arnavutluk’un bu zorunlu ateizm eşiğindeki
panoraması bizi İşkodra Tanrıtanımazlık Müzesi’ne
götürür. Bilimsel sosyalizmin kendini gerçekleştirmesi,
tarihin en büyük komedisinin sahneye konulması
şeklinde yaşanacaktır.
“En ufak bir isyan pahalıya mal olur bu ülkede. En
ufak bir itirazda bulunan, bir anda cehennemin
çok daha sıkışık bir katında bulur kendini. Zavallı
ailem ve zavallı ben, hepimiz aynı aldatmacanın
kurbanlarıyız! Saçma projelerini uygulamak amacıyla
bu bozuk düzeni yöneten kaçık bir beynin yanılgısı
yüzünden bütün bir halk can çekişiyor. Oyuncakları
olduğumuz sosyalist gerçekçi kaba güldürü,
ülkenin tüm amfitiyatrolarında oynanıyor; ülke bir
bütün olarak, dekoru yedi yüz bin korugandan
oluşan gülünç bir temsilin oynandığı bir tiyatrodan
ibaret. Bütün bunlar mareşaller mareşali Stalin’in
doğumunun yüzüncü yılı şerefine!”