Taş, evrenin ilk hafızasıdır. Üzerinde insanlığın elleri, rüzgârın sesi, zamanın gölgesi vardır. O konuşmaz ama öğretir. Susar ama hatırlatır. Her darbe, ona biçim vermekten çok, insana bir ders kazandırır. Çünkü taş, doğanın sessiz bilgesidir. Gücüyle değil, ölçüsüyle var olur. Bu kitap, mühendislikle felsefenin, maddeyle vicdanın, sabırla bilincin buluştuğu yerde yazıldı.