Benim bu kitapta yer alan makalelerde asıl dile getirmek istediğim husus İslam’ı öğretmek değil, ilmi meselelere açıklık getirmek değil! Bilakis İslam’ın özü olan Tevhid inancından hareketle hayat yolunda sapmadan-sapıtmadan, kanmadan-kandırmadan, kaybolmadan ve savrulmadan nasıl yürünebileceğini göstermektir.
İşte bu “Vahyin yolu”, “Tevhidin aydınlığıdır!” Bu yürüyüş esnasında düşüncelerimize ve ayaklarımıza pranga olan, kötülük adına karşılaştığımız ve karşılaşacağımız ne varsa; kapitalizm, emperyalizm ve her türlü alt varyantları, batıl inançlar, hurafeler, bid’atler ve uydurulmuş dinler, dünyevi siyasetler, sapkın ideolojiler ve yaşam tarzları, tanrılaştırılmış bilimler, putlaştırılmış liderler ve hamaset nutukları, din istismarı, kadın istismarı ve iktidar istismarı, yolsuzluklar, arsızlıklar, hayasızlıklar, haksız kazançlar ve ahlaksızların hepsi “ayağımızın altındadır”
Ben bu kayboluştan, bu yok oluştan, zillete düşmekten, ayaklar altında kalmaktan, sinmekten, korkmaktan ve onursuzca yaşamaktan kurtuluşun tek yolu olan İslam’a sığındım.