Mete Özel’in ressam Belkıs Taskeser’in büyüleyici eserleriyle kurduğu derin diyalogdan doğan UmŞiirlere Taşkeser’in tılsımlarla örülü naif resimleri eşlik ediyor. İki dilli yayımlanan şiirleri İngilizceye Jeffrey Kahrs çevirdi. Um, düşlerin sonsuzluğuna aralanan bir kapı…
…gölgem hafif değildir tüyden
ve günahıma denk düş yoktur…
***
Mete Özel’s poems in Hope, born from his profound dialogue with the mesmerizing works of the painter Belkıs Taşkeser, trace archaic images and a universal human cosmogony. The poems are accompanied by Taşkeser’s naive paintings, woven with spells. Published in a bilingual edition, the poems were translated into English by Jeffrey Kahrs. Hope in these poems is a doorway opening onto the infinity of dreams…
…my shadow is not lighter than a feather
there is no dream equal to my sin…
*
“Mete Özel iyi bir şair, iyi bir çevirmen ve iyi bir dost. Az yazıyor ama ‘Özel’ bir şiir yazıyor. Um’arım bir sonraki kitap için on sekiz yıl bekletmez biz okurlarını.” Tozan Alkan
“Mete Özel, şiirde zor bir işin peşinde. Gerçekliği saran, kuşatan bir imgecilik ve düşsel yolculukla, şair tamamen kendinin olan bir şiir evreni kuruyor. (…) Mete Özel, üstüne uzun uzun çalışılması gereken, örneğine açık veya dolaylı hiç rastlanmamış bir şiiri neredeyse kurmuş durumda. Onun şiirini geçmişte de izleyenleri farklı bir tatmine taşıyacak. Ama, bu şiiri ilk okuyanlar için, benzersiz bir şiirle baş başa kalınacak.” Orhan Kahyaoğlu (Ilgım Düş Esrar üzerine, Radikal, 2008)
“İlk kitabını çıkartmak için acele etmemiş olan Özel’i Adam Sanat dergisinde yayımlanan şiirleriyle tanıdık. Son dönem şiiri içinde atak biçimsel denemelerine rağmen bunu daha çok anlamı derinleştirmenin bir gereği olarak yaptığını hissettiren, başka deyişle sözü olan ve bu sözü alışılageldik söyleyişlerin, deyiş biçimlerinin ötesinde dillendirmek isteyen bir şair olarak dikkati çekti. Bir başka ilginç yanı, evrensellikten salt Batı’yı anlamayıp (İngiliz filolojisini bitirmiş olduğunu anımsatalım) Doğu’yu da senteze katmasıydı…” Tahir Abacı (Ilgım Düş Esrar üzerine, 2008)
“Mete Özel şiirlerinin, ilk göze (aslında kulağa) çarpan özelliği “ses”tir. Yayımlanmış ilk şiirinden itibaren (Mayıs, 1986) kendi sesini nereden, doğuştan mı, bulmuş bir şairin şiiri ile karşı karşıyayız. Hemen hemen bütün şiirlerde, gaipten gelen (“gayb’dan gelen” mi diyelim?) bir ses konuşuyor. Efsanelerin, masalların sesi de karışmış bu sese. Hem Dede Korkut masallarının, hem Homeros masallarının (söylencelerinin) sesi karışmış.” Cem Uzungüneş (Ilgım Düş Esrar üzerine, Varlık, 2008)
‘daki şiirler arkaik imgelerin ve evrensel bir insanlık kozmogonisinin izini sürüyor.