Yalnız Gezerin Düşleri, Jean-Jacques Rousseau’nun ömrünün son yıllarında kaleme aldığı, topluma kırgın bir düşünürün iç dünyasını ve doğayla kurduğu derin bağı aktaran lirik bir başyapıttır. Eser, filozofun felsefi vasiyeti olmasının yanı sıra, rasyonalizmin soğuk sınırlarına karşı bireyin en içten duygularını ön plana çıkararak Romantizm akımının felsefe ve edebiyattaki ilk güçlü habercisi olmuştur.
On benzersiz gezintiden oluşan bu metinde Rousseau, insanlığın acımasız yargılarından ve ikiyüzlülüğünden kaçarak bizi doğanın saf sesine kulak vermeye davet eder. Bu kitap yalnızca bir filozofun kendisiyle hesaplaşması değil; Aydınlanma’nın keskin aklına karşı doğaya dönüşün, samimiyetin ve saf varoluşun zaferidir.
Aslı Favaro’nun titiz emeğiyle, Rousseau’yu Türkçede adeta yeniden ağırlayan çalışma, bu önemli klasiğin felsefi derinliğini ve duygusal gücünü başarıyla yansıtıyor.