Bu kitap, insanın kendi yolculuğunda tamamlanamayan yönleriyle yüzleşmesinin hikâyesidir. Kırılmış yanlarımız, söyleyemediğimiz sözler, içimize gömdüğümüz umutlar ve bir türlü kapanmayan yaraların sessiz çığlığı… Yarım Kalan Her Şey, işte tam da bu sessizlikten doğdu.
Her sayfada; geçmişle hesaplaşmanın, yeniden ayağa kalkmanın, sevmeyi ve kaybetmeyi yeniden
anlamlandırmanın izleri var. Bazen bir çocukluğun kıyısında, bazen bir dağın sessizliğinde, bazen de
bir insanın kalbinde saklı kalanların peşine düşüyor. Kırmızı ve beyazın buluştuğu bu kapakta yer
alan Atatürk, yalnızca bir portre değil; umudun, duruşun, cesaretin ve tamamlanmamış hayallerin
tamamlanabilir olduğuna dair bir hatırlatıcıdır. Bu kitap da o hatırlatmanın izinde:
Yarım kalan hiçbir şey aslında tamamen bitmiş değildir.
Kalbine dokunan cümlelerde kendini bulmaya, kendi yarım kalanlarını tamamlamaya hazır mısın?