Seul’ün merkezinde, ara sokaklardan mürekkep devasa bir elektronik çarşısı kentsel dönüşüme yenilmiştir, yine de yıkımı beklerken zaman ağır akar. Eungyo ve Mujae için ise hayat, tamir bekleyen cihazlar ve sessiz mesailerden ibarettir. Ancak bu kırılgan dünyada tuhaf bir şey gerçekleşir: İnsanların gölgeleri yalnızlıktan ve tükenmişlikten “ayağa kalkıp” sahiplerinden ayrılmaya başlar. Gölgesini takip eden kişi ise karanlığa gitme arzusuna karşı koymak zorundadır yoksa bir daha asla eskisi gibi olamaz.
Kore edebiyatının özgün seslerinden Hwang Jungeun’ın kapitalizmin gölgesinde ezilen hayatları, dayanışmayı ve kırılgan bir umudu masalsı bir dille işlediği sarsıcı romanı Yüzlerce Gölge, bir şehrin kıyısındaki hayatta kalma mücadelesini ve sıradışı bir aşkı anlatıyor.
“Unutulmaz, merak uyandırıcı bir güzellik barındırıyor.” — HAN KANG
“Etkileyici... Bir hikâyenin hem toplumsal açıdan bu kadar derin olup hem de böylesine hafif bir dokuyla işlenmesi ender görülen bir şey.” — THE NATION
“Deneysel kurgunun en mükemmel örneği.” — APRIL MAGAZINE