“Fabrika bacasının gölgesinde; sermaye, bilim ve doğa arasına sıkışmış bir varoluş savaşı.”
Sadri Ertem, toplumcu gerçekçi edebiyatın en keskin kalemiyle, yabancı sermaye ve teknik bilginin, bilgisiz Anadolu köylüsüne karşı nasıl bir silaha dönüştüğünü anlatıyor. Bu, sömürülenin adım adım nasıl yoksullaştığının matematiksel bir kesinlikle sunulduğu bir çöküş hikâyesidir. Eser, sadece ekonomik bir eleştiri değil; aynı zamanda doğa katliamına ve çevresel yıkıma dair erken dönem bir uyarı fişeğidir. Toprak sahibiyken işçiliğe, zenginlikten hiçliğe giden o hızlı ve acımasız dönüşüme tanık olun.
Kapitalizmin çarkları dönerken o bacanın neden inip neden kalktığını öğrenmeye hazır mısınız?